Beleştepe Manifesto



Bir Başka Taraftarlık
Beleştepe yaşama sokaklardan ve tribünlerden müdahale eder. Her türlü ajitasyon ve propagandasını kendini ifade etme ve düşüncelerini topluma anlatmanın bir yolu olarak özgürce ortaya koyar. Savunduğu görüşleri bazen internette bir bildiride,bazen tribünde bir marşta, bazen bir eylemde kamuoyuyla paylaşmaktan sakınmaz . Beleştepe futbolun endüstriyelleşmesine, sporun sermayenin isteği doğrultusunda şekillenmesine, sporcuların ve ortaya koydukları emeklerinin metalaşmasına ve tüm bunları yaratan sisteme karşıdır. Buna alternatif olabilecek yeni spor anlayışını zihinlerde oluşturmayı hedefler.
Beleştepe, sporu ve onun bir dalı olan futbolu önemsediği kadar sporun ve futbolun niteliğine de dikkat çeker.
Beleştepe “ben”liğin bireyciliğin kutsandığı bugünlerde “biz”liği ve kolektivizmi esas alır.
Beleştepe; sistemin egemen olan kültürün, spor alanlarına girmesine karşı çıkar
1.Halk, spor müsabakalarını takip etmekten alıkonulamaz.
Spor faaliyetleri halk için yapılmalıdır. Müsabakalar için bilet fiyatları belirlenirken halkın alım gücü göz önünde bulundurulmalı ve bu doğrultuda bir fiyat politikası belirlenmelidir.
2.Formaların endüstriyel çıkarlardan uzaklaştırılması gereklidir.
Geçmişteki siyah şort, beyaz ve reklamsız formaların yerini günümüzde reklam tabelası kıvamına getirilen formalar almıştır. Forma satışlarını arttırmak amacıyla her sene farklılaşan ve kulüp değerlerinden uzak olan formalar Beleştepe’nin savunduğu değerlerin karşısındadır .
3.Lisanslı ürün fiyatları halkın alım gücüne göre belirlenmeli,
fiyatlar asgari ücret üzerinden değerlendirilmeli ve herkesin alabileceği bir düzeyde yapılandırılmalıdır. Asgari ücretin neredeyse 7 de bir fiyatına satılan orijinal lisanslı formalar ,futbolun ne endüstriyelleştiğinin bir göstergesidir . Kulüpten çok üretici firmanın kar sağladığı bu satışlar , taraftarın alım gücü oranında kulüpler tarafından uygun anlaşmalar yapılarak belirlenmelidir .
4.Kulübü kulüp değerlerinden uzak yöneticiler yönetmemelidir.
Taraftarların kulübe üye olması kolaylaştırılmalıdır. Taraftarların düşünceleri dikkate alınmalı, yönetim kadrosunda en az 1 taraftar temsilcisi bulundurulması zorunlu hale getirilmelidir.
5.Alt yapıya önem verilmeli, sporculara adil maaş uygulaması yapılmalı.
Tüm branşlarda Öz kaynak düzenine önem verilmeli ve sadece isim transferleri yapmak yerine kendi Öz kaynağından yıldız sporcular çıkarmanın yolları aranmalı ve bu konuda yönetime destek verilmelidir. Öz kaynak bütçesi arttırılmalı ve her sezon öncesi belirlenmelidir.
Alt yapı ve sporun teşviki devletin gençlere yönelik temel politikası olmalıdır. İlköğretimden başlayarak genç nesillere beden eğitimi ve beslenme konusunda bilimsel metotlarla müfredatlar hazırlanarak genç kuşakların sağlıklı, spora yatkın bireyler olması için çaba gösterilmelidir.
6.Spor sahalarının ve sporcuların; Irkçılık ve tahammülsüzlükten arındırılması gerekmektedir.
-Tribünlerde ve saha içerisinde ırkçı davranışlarda bulunan kişilere spor faaliyetlerinden ömür boyu men edilmesi gibi yüksek cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.
7-Spor kulüpleri tabiatları itibariyle, sosyal derneklerdir. Sporla halkı, özellikle gençliği tanıştırmayı amaçlayan bu tip toplumsal fayda kurumlarının, durmadan büyüyen kapitalist dünya’nın acımasızlığına ortak edilmesi engellenmelidir. Spor kulüplerin ortaklık paylarının borsa üzerinden ticarete konu olması engellenmeli, mevcuen dolaşımda olan payların da ivedi şekilde dernek bünyelerine geri katılması sağlanmalıdır .
8.Spor branşları önemli ve önemsiz olarak ayrılmamalıdır.
Amatör branş adı altında önemsizleştirilen ve gerekli kaynak ayrılmayan spor branşlarına gerekli önem verilmeli. ‘Amatör Branşlar’ kavramının spor dünyasından çıkarılması için çalışmalar yapılmalıdır. Amatör Branşlar bir kulübün en önemli var olma nedenlerinden olup kulübün ruhunu yansıtmada önemli bir yeri vardır. Hem yönetimsel hem de taraftarlar olarak Amatör branşlara gerekli desteği vermenin yolları aranmalıdır.
9. Sporda adalet kısmı ön planda tutulmalı ve eşit mücadele olanağı sağlanmalıdır.
Sporu çirkinleştiren, emek hırsızlığı yapan ve izleyicileri tahrik etmeye yönelik davranışların önüne geçecek kurallar belirlenmelidir.
Kulüpler arasında güç dağılımı ekonomik ve transfer politikalarıyla en aza indirilmeli eşitlikçi mücadelenin önün açılmalıdır.
10. Spor müsabakalarında deplasman yasakları kaldırılmalı , spor alanları kolluk güçlerinden arındırılmalıdır.
Deplasman taraftarı yasağı kaldırılmalı , tribünler yeniden yarı yarıya paylaşılmalı , sahada ve tribünde eşit mücadele olanağı sağlanmalıdır.
Spor alanlarından devletin kolluk güçleri kademeli olarak çekilmeli , taraftarlar üzerindeki şiddeti son bulmalıdır.
11.Spor sahalarında pankart yasakları kaldırılmalıdır.
Taraftarların düşüncelerini yansıtmak için kullandığı pankartların fikir özgürlüğü olarak nitelendirilmeli , fikir beyan etmek için bir araç olarak kabul görmesi sağlanmalıdır . Tribünlerin görselliğine sekte vuran Meşale ve konfeti gibi materyaller serbest bırakılmalı , tribünlerin yaratıcı ve görsel güzelliğine sekte vurulmamalıdır.
12. Madde Medya ve yayıncı kuruluşun tarafsız olması gerekmektedir.
Beleştepe olarak kapitalist düzenin karşısında olma tabiatımızın bir sonucu olarak ; yayınlar kamuya açık, en geniş halk kesimine ulaşan kanallardan yayınlanmalıdır. Bu konuda futbol ekonomisinin düşeceği durum taraftarı alakadar etmemektedir, nitekim bu oyun ekonomik kazanç için değil, taraftar içindir. Bu nedenle ;
-Her ne sebeple olursa olsun yayıncı kuruluşun tarafsızlığını yitirmesi söz konusu olamaz. Yayın esnasında ve genel politika olarak taraftar tabanı sayıca geniş olan takımları diğerlerinden ayırmak, spor ruhu ve etiğine aykırıdır.
-Maçların programları düzenlenirken, yayıncı kuruluşun olası kapitalist çıkarları göz ardı edilmelidir. Tüm rekabetlerin maçları aynı gün ve saatte olmalıdır.
-Mümkün olduğunca gündüz maçı oynanmalı, yayıncı kuruluşun bu konudaki talepleri fikstüre etki etmemelidir. Futbol izleyicisinin stadyumda rahatça maç izlenmesi sağlanmalıdır.
-Futbol bir endüstri değildir, parçalarını bireyler oluşturur ama hepsinin katkısı en az diğeri kadardır. Performansları tartışırken hepsinin insan olduğu unutulmamalıdır. Mükemmeliyet bu spor için kazanımsal bir paye değil, sadece o günkü yarışmanın sonucunu belirleyen bir çıktıdır. Bu bağlamda yayıncı kuruluşun mitleştirdiği her olay, her performans ya da kazanım, kesinlikle reddedilmelidir. Bu sporun saygı görecek bireylerini spor programları ve reklamları değil, futbola gönül veren halkın takdiri belirler.
13. Beleştepe olarak duruşumuzu yansıtan Anti-Emperyalist, Anti-Faşist ve Anti-Irkçı dünya görüşümüzü hayatın her alanında savunmaya devam edeceğiz.