Bi İmkânsızlık Fikri Olarak Metin Tekin | Elif Çongur

Bu ülkenin futbolunun Metin’leri; Oktay’ı, Kurt’u, Tekin’i, üçü de çok güzel insanlardır.

Başka, çok başka, bambaşka insanlar.

Metin Oktay da, Metin Kurt da, Metin Tekin de sadece futbolu değil, yaşadıkları ülkeyi ve hatta bence dünyayı daha güzel bir yer yapan çok acayip insanlardır.

Onları anlatmalara doyamazsın. Yazmalara, bakmalara filan doyamazsın. Onları hakkıyla, layıkıyla, tamamıyla anlatmak olanaksızdır.

Böyle bir imkânsızlık fikri üzerine inşa edilecek bu satırlar. Metin Tekin’in imkânsız güzelliğini anlatmaya çabalayacak.

“Metin” sağlam, dayanıklı, güçlü anlamına gelir ki Metin Oktay gücünü, o şahane fotoğrafta elini üstüne koyduğu kalbinden alır. Fotoğrafı bildiniz. Üstünde parçalı forma, eli göğsünde, gözleri hafif yerde.

Metin Oktay gücünü; paradan puldan, attığı golden, hamilerinden, ağabeylerinden, şundan bundan değil ordan alır. Kalbinden. İsmini de aynı böyle alır, layıklıyla taşıyacak birine verir. Metin Tekin, adını Metin Oktay’dan almıştır. Maça beş sıfır galip başlamıştır.

Metin Kurt gücünü, halka en yakın yerde, çizgide durmasından alır. Doğru bildiğinden şaşmaz, hep iyiden, haktan, insandan yana topların peşinde koşar. Düşer kalkar bi daha koşar. O da sanki ismini alır Metin Tekin’e verir. Metin Tekin maça on sıfır galip başlamıştır.

Lefter de sanki rüzgârını alıp vermiştir ona, bence fırtınalığı Lefter’den gelir. Metin Tekin maça on beş sıfır galip başlamıştır.

Metin Tekin, hanesine taa baştan yazılmış bu golleri alır teek teek doğru kalelere atar. İsim babasının “Bizi sevenleri üzmeyelim baba” cümlesindeki gibi, Metin Tekin de onu sevenleri hiç üzmez.

Metin Tekin biriciktir. Tarif edilemezdir. Tekrarlanamazdır.

Hem şimdi ve burada olacak kadar sahi hem gerçek olamayacak kadar güzeldir. Hep başka bi zamana ait gibidir. Ama buradadır.

Metin Tekin imkânsızdır. M.C Esher’in akıl almaz güzellikteki ama olanaksız eserleri gibidir. Sonsuzluk, perspektif ve paradoksu bi daha bi daha çizen, başladığı yere dönen ama aynı zamanda sonsuza giden eserleri gibi.

Metin Tekin zamansızdır. Başka vakitlerden bu günlere armağan gibidir ama güzel bi gelecek fikri kadar umut verir.

Bence Metin Tekin iskendere tereyağın döküldüğü o acayip andır.

İki fotoğraf var bendeki Metin’i anlatan.

Biri şu:

 

metin-1

Bir fotoğraf bu kadar mı aydınlık, bu kadar mı serin, bu kadar mı günaydınlı olur?

Bu kadar mı düne, bugüne, yarına aynı biçimde ait olur? İmkânsız.

 

 

Diğeri de şu:

metin2

Feyyaz’lı ve Ali’li fotoğrafı. Türkiye futbol tarihinin rakı-roka-balık kadar muazzam üçlüsünün fotoğrafı. Birbirinden güç almanın, birbirine omuz vermenin, bir arada bu kadar güzel durmanın fotoğrafı.

Yuvaya bakan üç kartal. Bence gerçek değil. Böyle güzel gerçek olmaz. Duruşlara bak. Beden dili dedikleri şeyin dili tutulur kalır.

Hem uzak hem yakın bu fotoğraf. Hem ev sahibi hem misafir bu fotoğraf. Hem âşık olmak hem kavuşmak bu fotoğraf. İmkânsız.

Bu satırlar Metin Tekin’in imkânsız güzelliğini anlatmaya çabalayacak demiştim. Olmadı. Olmaz çünkü. İmkânsız.

 

Elif Çongur

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir