Gündoğdu artık be .. Hakan Kirezci

Geçen yıl sezon bittiğinde analiz etmiştim, bu yıl daha yarısında müdahalede bulunmamı istedi arkadaşlar; büyük hata. Geçen sezonun devre arasındaki muhabbetlerimde çok sağlam(!) gerekçelerle takımı şampiyon ilan etmiştim. Bu nedenle şimdi biraz yandan bakmam gerekiyor. Öyle yapacağım ama top da hep ortaya düşüyor. Bakalım neler yumurtlayacağım bu sefer.

Sezon sonuna doğru stadımız bitiyormuş. Seviniyoruz sevinmesine ama homeless dönemimizin bize kattıklarını düşününce endişelenmiyor da değilim. Sadece biz mi? West Ham’a giden Bilic ve ekibinin bile rahlemizde gördüğü tedrisatın ekmeğini tee İngiltere’lerde bile yediğini düşünürsek, ve de kelimenin en geniş anlamıyla geçirdiğimiz ilk yarı sonunda 2 puan dışında kayıp vermediğimiz deplasman cennetinden evdeki strese geri dönmek acaba tatilden dönen memur ailesi sendromu yaratır mı bünyede işte ondan endişeleniyorum.

Ağız birliği ile büyük taraftarımızın önünde uçarız muhabbeti ediliyor. İşin aslı öyle bir durum var olmasına var ama bir de sonunda “dı” eki var. Passoligdi, e-biletti, 6222’ydi falan derken o büyük taraftarın o büyük stadın neresinde yer alabileceği konusu biraz şaibeli bir konu sanki. Hatta şaibeyi bırak, köy tam önümüzdeydi bu sene, neden kılavuza para verelim? çArşı biraz tanrısal bir nitelik kazanmış gibi. Adı var çook büyük ama gözle görmekte bir hayli zorlanıyoruz. Haa, Çarşı var tabii ama arada da çArşı ile Çarşı yazmak kadar da bir fark var artık. Öyle olunca da bencileyin hariçten gazelciler dinimizi bilirken mezhebimiz konusunda kararsız kalmış müselman misali öyle bakakalıyoruz tribünlere. Yine de enseyi karartmayalım ve ruhların bulundukları mekanları terk edemedikleri bilimsel gerçeğinden hareketle Şeref Bey’in ruhunun halen çınarlı yolun sonundaki o topraklarda bizleri beklediğine dair inancımızı muhafaza edelim. Şimdi gelelim ilk yarı maçlarımıza. Yav en çok üzüldüğüm maç Akhisar falan değil de şu Trabzon maçındaki kaybımız var ya, işte odur. Hiçbir şey olamayacağı başkanından malum olan bir takıma 3 puan verdik ya… Hemi de, gelmesinin yanlış olduğuna halen inanmakta olsam bile yine de bendeki sempatisini halâ muhafaza edebilen şu ciganoğlanın gereksizliği yüzünden… Lan oğlum, şu hayatta haksız çıkmayı dört gözle beklediğim tek konu bizim topçular hakkında vardığım olumsuz yargılardır. Ne olur tıkıversen şu dilimizi ağzımıza da benim gibileri “ben dememiş miydim” diye zırvalamaktan kurtarsan… Ha?.. Var vakit. Artık şu oynadığın şeyin takımla oynandığını bir kafana yerleştiriver de yayılalım oturma yerlerimizde çekirdeğimizi çitleyelim arkadaş. Haydi bakayım. İlk yarının deplasman performansımızın dışında dikkate değer bir ikinci konusu da iki derbi galibiyetiyle hasretlerimizin söndüğü, hırslarımızın köreldiği bir dönem olmasıydı. Dile düşmüştük yıllardır şimdi dillerimizi çıkarıyoruz renklilere. (Burada Ciganoğlanın o meşhur resmi gelsin akıllara).

Biliriz ki fikstür belirlenirken derbi maçlar kur’a dışı tutulup özel olarak serpiştirilir. Bu bilgiden hareketle ilk yarı derbilerinin tümünün birden bizim sahamıza verilmesinin ardındaki niyete şüpheyle yaklaşsak da deplasmanlardaki Beşiktaş’ın ne olduğunu göremeyen ya da tahmin edemeyenlerin salaklıklarına da bir o kadar keyifle gülüyoruz şimdi. Herkesler hoca değiştirip bir iki maç gaza gelebilirken bizim sezon sonuna doğru stad değiştirip alacağımız gazla sezonun finişini de hızla geçip, orada duramayıp Avrupa’ların çimlerinde de uzun süre koşturabileceğimize inanıyorum be gülüm. Biliyorum valla ki bu sene işte o sene be canım… Gündoğdu artık be…

Hakan Kirezci / belestepe.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir