Kadınlar sahada Haydi hep beraber Şule Akın

Topla ne zaman tanıştım hatırlamıyorum yada bir futbol takımını desteklemeye ne zaman başladım…
Abiyle büyümenin faktörü sanırım . Ama ne zaman oyuncak bebeğim olduğunu hatırlıyorum çünkü 1 tane vardı halamın hacıdan getirdiği (tabi o zaman hacıdan aldım deyince İstanbul’dan kapalı çarşıdan alındığını bilmiyordum ). Hani şu kolları ayakları kırılanlardan. Bunu neden mi anlattım çünkü bu bebeğin bende şöyle bir anısı var vitrinde tutardım onu oynamazdım onun yerine arkadaşlarımda sokakta top oynamayı ya da abimle evin içinde çift kale maç yapmayı tercih ederdim. Tabi büyük kaleyi o almasına rağmen ben çok az gol atabilirdim. Ortaokula kadar bu çok normal bir durumdu, ben mahalle maçlarına katılır her defasında yenilen takımın hırgür çıkarıp kavgaya dönüp mahalleye ’kutsal topraklar!’a geri dönüşümüzü koşarak hatırlarım , yada beşinci sınıfa kadar sınıf maçlarında oynadığımı.. bir kız arkadaşım daha vardı Gonca birlikte top sektirme yarışması yapardık kim daha iyi diye….

Sonra büyümeye başladık, 2. Kişilik gelişmesiyle beliren hatlarımızla mertlik bozuldu. Annem okul bahçesinin önünden geçerken erkeklerle top oynarken görünce beni kızmaya başladı, ‘kız çocuğu erkeklerle top oynamaz Şule’, oğlan çocukları artık sen oynama demeye başladı, hadi siz voleybol oynayınlarla, kız çocuğu eve geç gelmezlerle, erkelerle çok görüşme, ‘ ben forma istiyorum’a cevap ‘sen erkek çocuğu musun’ larla elimizden alınan bir macera….

Büyüdüm üniversitedeydim artık birgün bir hocam dediki üniversite de bağyan (!) salon futbol takımı kuracağız gelsene, yakın arkadaşım olan Cerenle atladık hemen eee gidelim tabi, sonuçta sporun erkek işisimi olur kızz deyip ilk idmana çıktık. Yapabiliyordum yıllar geçse de üstünden top sürebiliyor şut çekebiliyordum ve ne kadar eğlenceli bir şeymiş arkadaş neden bırakmışım ben bunu diye düşünürken farkına varmıştım. Ben bırakmamıştım ki bıraktırılmıştım. Çünkü futbol erkek oyunuydu ve ben bir kadındım. Kadın gibi kadın olmanın ilkelerine aykırıydı benim topla buluşmam. Taraftar olabilirdim süreçte tabi edeplisinden onu da ben reddetmiştim. Ben oynayamıyorsam milyon dolarlık insanları izlesem ne.

Futbol borsada değil arsada güzel cümlesinin en sevdiği yanı bu… tam cümleye uygun bir şey yaşadım, üniversite bitmiş ve vahşi kapitalizmin yoğun iş temposu hımbıllık, kilo alma ve para kazanan ama mutsuz olan insanı olmuşken gezi patlamıştı … Bu süreci biliyoruz dayanışmalar falandı derken bu insanlar baktım mahallede küçük bir otoparkta çocuklarla top oynuyorlar hava güzel, terleyip içilen Niğde gazozları, karma bir futbol tıpkı küçüklüğümdeki gibi… denetleyen anne dek yok ohhh ne oynarım arkadaş ben bunu….

28Ve en baştan ama bu sefer farkında olarak yapılan futbol da varolma macerası başlasın…

Hadi bakalım…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir